9 Aralık 2010 Perşembe

Kendini Keşfetme 2


Ne çok insanın yüreğine dokundum ve ne kadar vefasız kaldı birçoğuna karşı duruşum ....

Şehirler değişip , özlemler arttıkça düşünüyor insan ne çok insan tanıdım diye. Ne çok insanın yüzüne yüzümden izler bıraktım ve birçoğunun gölgesi kaldı hala yüreğimde. Bazılarında gözyaşım , bazılarında sırlarım , kimisinde şimdi terk eylediğim davranışlarım kaldı. Zahiren yok olan ,batınında derin izler bırakan birliktelikler...
Kimileri zaten daha beraber ken bitenler , kimileri farkında olmadan hala içimde yaşattıklarım . Bir telefon kadar yakın olsalarda arayıp hatır gönül almaya uzak durduklarım . Oysa ki ne çok gönülle hasbihal etti bu yürek. Yüreğimden yüreğine aktığım , o yürekten heybeme güzellikler kattığım onca insan. Onca güzellik , Güzeller Güzeline varış için bana vesile olan . Yüreklerinde keşfettiğim ışıklarla yolumu aydınlatan ve En aydınlık Nur'un ışığını yakalamamda bana ufuk olan .
Peki neden bu vefasızlığım?
Zamanı , meşguliyetleri bahane edişim ve aslında ruhumu zaman zaman cendereye alsada harekete geçemeyişim. Sanırım kendimi haklı ve meşgul bulmam altında yatan asıl neden. Oysa ki uzun süredir sesinin derinliklerinde bulduğum huzuru unuttuğum dostlarla beş dakikalık bir sohbetin neredeyse bir haftalık tebessüm dopingi oluşuna da şahit bu ruh. Ve hayırla hemhal olmuş, vefayı sonuna kadar hakeden bir ruhtan duyduğun bir aksiyonla , yeni yeni aksiyonlara yelken açma heyecanlarımda az değil.
İnsan olmaktan sebep galiba bu hal. Garip ya insan ,anlaşılmaz ya .Biz başkaları tarafından anlaşılmamaktan şikayet ederken , yapmamız gereken asıl şey kendimizi keşfetmek aslında. Onca yürek var, Yaratanın (c.c) mutlaka bir sebep , ufacık ta olsa bir zerreyi farketmemiz için karşılaştırdığı. O zaman dosta Vefa , Dostun yüreğinin sahibine vefa olmalı.
O'na ulaştıracak gönüllere dost olup , vefayı tadıp . Kainatın ve vefanın sahibine ulaşmak nasibimiz ola...

Hiç yorum yok: